Pançak Pançak #2 : The Ordinary, Cerave ve Daha Fazlası!
Yeniden selamlar ıssız ve çorak bloğumun Tanrı misafirleri!
Twitter’da yeterince kafa şişirdiğim yetmedi evet, tüm bu sürecin derli toplu olması adına bir de blogumda yazıyorum. Orada biraz anlık maç skoru gibi, burada ise maçın geniş özeti. Hazırsanız başlıyorum. Çayını çorbasını abur cuburunu alan ön sıralardan yer kapsın.
Şimdi genşler, 26 Ocak 2021 itibariyle elime ulaşmıştı ürünlerim. Yazıda bahsedeceğim ürünler şunlar;
-The Ordinary Laktik Asit %10 + HA 30ml
-The Ordinary Niacinamidine %10 + Zinc %1 30ml
-Cerave Nemlendirici Losyon 236ml
-La Roche Posay Affeclar Temizleme Jeli 400ml
-Ziaja Manuka Ağacı Özlü Tonik 200ml
O günden beri bir gün Niacinamidine + Hyalüronik Asit, diğer gün Laktik Asit + Hyalüronik Asit kombinasyonu yapıyorum. (Niacinamidine ve Laktik asit KESİNLİKLE aynı günde kullanılmıyor.)
İlk gün, Laktik Asit’in kullanımı konusunda arkadaşlarımla şüpheye düştük. Ürünü aldığım hesap bana ‘kuru cildine 4-5 damla uygula, 10 dakika bekleyip durula’ demişti. Ki okuduğum Süslü Sözlük yorumları da böyleydi hep. Hiç durulamayan görmedim. Sonra bir iş arkadaşım da almak istediğini söyledi, bana Trendyol linki attı ürünü teyit etmek için. Ben de bakmışken yorumları okuyayım dedim, ama o da ne… HİÇ KİMSE UYGULAMADAN SONRA YÜZÜNÜ YIKAMIYORDU?! Çok nadiren 20-30 dakika bekleten vardı, yatıp sabahına durulayan vardı… AMAN TANRIM YÜZÜNÜZÜ YAKACAKSINIZ çığlıklarım az daha dile gelip, vücut bulup ekranın öte yanındaki muhatabını tokatlayacak kıvamına gelmişti… Meğerse (Tabi ki Usagi’den bahsederken onun en sık kullandığı ve kafamda onunla özdeşleşen lafını kullanacaktım) o da durulamadan kullanıyormuş… Benim fahri dermatoloğum bu hareketi ile kafamda soru işaretleri oluşturdu ve gidince şişenin içini-dışını-altını üstünü okudum, yetmedi resmi olarak satıldığı Deciem’in soru-cevap kısmına baktım ve aydınlandım…
''Do I wash Lactic Acid off?’’
''No, you apply to dry skin directly after cleansing and follow with your other products.''
BENİM KIRMIZI PEELINGLERE ALIŞKIN ASİT BAĞIMLISI CİLDİM BU KURŞUNU YER MİYDİ????
Sevgili Sbl’nin kimyasal bağımlılığıma atıf yaptığı şekliyle ‘’Kızım senin bir adım öten Walter White’’. İçimdeki karadenizli müteahhit o saniyeden itibaren kontrolü eline aldı ve tabi ki bu kadar çok para verdiğim üründen daha çok verim almak için durulamamam yönünde salık verdi... Kendisini bıraksan sinekten yağ çıkarır, bu tarz fenalıklarda tam bir kanaat önderi... Neyse. Cilt bakımı özellikle de doğru ürünlerle yapıldığında kesinlikle bağımlılığa dönüşüyor. İçkimiz kumarımız mı var sanki, n’olmuş asit bağımlısı olmuşsak… (Cebimdeki son kuruşu da bir cilt bakım ürününe yatırıp böbreğimi satışa koyduğumda dudaklarımdan dökülecek cümleyi duydunuz…)
Valla baktım, millet tonik monik diyor (koskoca direct acide toner diyen saygısızlar utanır mı bilmem) ben de yıkamadım hiç. Yüzümü önce La Roche Posay temizleyicimle temizledim, kuruladım, avuç içime 4-5 damla döküp iki avuç içime çok da yedirmeden yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Bir beş dakika oyalandım, sonra Hyalüronik asitimi uyguladım. Kuru cildime uyguladığım için (asiti durulamak istemediğim için) kremden önce 2 tur tonik fıslattım. Toniğim de Ziaja’nın Manuka ağaçlı olanı. (Sonradan birkaç Türk Cilt bakımı hesabına baktım da, temiz içeriğiyle 50 tl altı tonikler içerisinde en iyilerden biri olarak anılmış. Ben sadece şişenin kafamda yarattığı temizlik hissine aldanarak almıştım.) Koyu yeşil bir şişede satılıyor, sprey şeklinde olduğu için uygulaması kolay. Zaten tonikleri aslında esas nemlendirmeden önce nemlendirme basamağı olarak kullanmak gerekmiş. Bu tabi başka bir uzun hikaye, belki başka yazıda. Neyse, Hyalüronik asit bunu öyle bir emiyor ki yüzünüzde ıslaklık kalmıyor zaten. Normalde sıksam yüzümden şıpır şıpır damlar oysa. Son aşamada da nemlendiriciyi sürdünüz mü, pamuk gibi cildinize merhaba diyebilirsiniz. Cildiniz hassassa laktik asitin %5’lik versiyonu var, yeni başlayanlara tavsiye edileni bu. Bir de aşırı soymamak adına gün aşırı değil de, 2-3 günde bir yapılabilir. Temizleyeceğiz diye cilt bariyerinizi aşındırmayın sonra, cildinizin tepkilerini izleyerek sürdürün rutininizi.
Niacinamidine’e gelince, bunu Hyalüronik asitten sonra uygulamak lazımmış. Yıkama jeli ile yıkayıp, yüzüm nemliyken Hyalüronik asitimi uyguluyorum. O suyu güzelce cildime hapsediyor, yine de yetinmeyip iki tur tonik fıslatmayı ihmal etmiyorum çünkü güzel kokuyor ve ferah bir his veriyor :D Onu da emiyor, birkaç dakika oyalandıktan sonra avucuma aynı Laktik asitte uyguladığım yöntemle birkaç damla Niacinamidine uyguluyorum. Yine birkaç dakika oyalanıp, kremimi sürüyorum ve finito!
Gözlemlediğim etkilerden bahsedeyim biraz da. Yüzümde iyileşmeyen sivilce izlerim vardı iki tane, sıkalı 10 günü de geçmişti ama zaten geç iyileşiyordu. 26 ocakta aldığım gün uyguladım, bir de 28 ocakta ama akşam. O gün işteyken çektiğim bir fotoğrafta oldukça soluk görünüyordu, ikinci uygulamadan kısa bir süre sonra da yok oldu. Zaten hemşire arkadaşım Diloş da lateks eldivenden yara olan ellerine Niacinamidine damlattığını ve hemen iyileştirdiğini söylemişti, o yüzden şaşırmadım hiç. Vaatleri de sivilce oluşumun engellemek, gözenekleri küçültmek, yağ dengesi sağlamak ve onarmaydı dediğini de yapıyor ürün. Laktik asit ise daha haftasında cilt tonumu adam akıllı eşitledi, ayrıca peeling etkisi de var zaten pürüzsüz ve rengi neredeyse eşit bir cildim var şu an. (Nazar Boncuğu emojisi) Bıyık bölgem hep pürüzlü ve gözenekli olduğu için, bıyıklarımı almak benim için çok zordu. Tüyleri göremiyordum. Şu an o pürüzler yok, gözeneklerim de adam akıllı görünmez olduğu için rahatım. Büyük gözeneklerim bile (burnun yanlarındaki yanak bölgesi) makyajda delik deşik görünmüyor mesela. Makyaj bazı olmadığı halde, belirsiz hafif bir görünümdeler. En önemli uyarı, güneş kremsiz dışarı çıkmayın!
La Roche Posay Affeclar temizleyiciyi de yorumlayacağım demiştim. Sabah akşam, yarım pompa yeterli. En az 1 dakika yıkamak lazım, bu esnada musluğunuzu açık bırakıp suyu boşa akıtmayın yeterli. (Kamu spotu) İnanılmaz köpürüyor zaten. Makyajdan sonra kirpiklerde hep bir kalıntı kalır da, göz altına bulaşır ya hani… O kalıntı artık akmıyor, bulaşmıyor. Garnier’in çift fazlı sarı micellarından kalıyor yani, siz düşünün. Bundan önce Ziaja’nın Manukalı temizleyicisini kullanıyordum, o çıkaramıyordu mesela. Yine de temizlik ve yumuşaklık hissi iyiydi, bok atamam şimdi. Ama makyajsız yüzde daha etkili olur bence, ya da sorunsuz bir cildiniz varsa fiyat performans açısından oldukça iyi. Ben de o yüzden duşa girdiğimde kullanıp şişede kalan ufak miktarı da bitireceğim. Zaten La Roche 400 ml, bana baya bir süre yetecektir.
Tabi ben bu arada durmadım, sağlam bir nemlendirici arayışına da girdim. Simple’ın nemlendiricisini kullanıyordum, su bazlı oldukça hafif ve güzel nem veren bir krem. Ancak neredeyse son 2 yıldır kullanıyorum, fiyatı da giderek artıyor. (İndirimde bile 40 liraya buluyoruz da şükrediyoruz yani) Değişiklik olsun dedim, Cerave krem almaya niyet ettim… Ancak girdiğim tüm siteler indirimlerin kurbanı olmuştu, sabah sepetime attım dev boy Cerave kremim buhar olup uçmuştu… Aynı kremin büyük boy losyonu da bu kaderi paylaşmıştı… Denize düşen yılana sarılır hesabı, Cerave losyonun 236 ml olan ufak boyunu kaptım… BU ŞEY BİR HARİKA A DOSTLAR! Losyon olduğu için emilimi kolay, su bazlı, ayrıca gözenek tıkamıyor, kokusuz, misler gibi bir losyon. Yüze de vücuda da uygulamaya uygun. İçinde hyalüronik asit (nam-ı diğer nem mıknatısı) ve bazı seramidler var. (Bunlar da cildi onarıyor) Ben bayıldım, kolay emildiği için makyajımı da hemen yapabiliyorum ve makyaj cildime ikinci bir deri gibi oturuyor. Velhasılı indirim kovalayıp uygun zamanlarda alınır ya da stoklanırsa baya bereketli bir ürün olacağa benzer… Kafanızda şu soru oluşmuş olmalı, çünkü ben de bu ikilemde kalmıştım. Krem mi losyon mu? Görls, yorumlardan okuduğum kadarıyla krem olanı çorak topraklar kadar kuru ciltlere daha uygunmuş, ya da kışın ekstra nem isteyenlerin favorisiymiş. Ama yağ bazlı değil, fazla nem göz çıkarmaz dediğim için bunu alıp da ufak miktarlarla uzun süre kullanabilirim diye düşünmüştüm. Losyonu ise daha yağlı ciltlere ve yağlıya dönük karmalara önermişler, kuru ciltler için biraz yetersiz kalabilir. Ya da 2-3 pompayı aşama aşama yedirerek uygulamak gerekebilir.
Şu sıralar arayışım ise güzel bir C vitamini, BHA içerikli herhangi bir şey, Retinol içerikli bir ürün ve güzel bir güneş kremi. Bunları da keşfettiğimde cilt bakım rutinim tam anlamıyla oturmuş olacak sanırım. Tabi aralarda değişiklik isteğime yenik düşüp farklı nemlendirici, temizleyici jel ve tonik alabilirim. Merak ettiğim markalar arasında Cerave ve Bioderma temizleyiciler var. Ayrıca La Roche Posay ve Bioderma’nın mezar boy nemlendiricilerini de çok merak ediyorum. Çift fazlı temizliğe de aşırı merak saldım, yağ bazlı bir temizleyiciye hayır demem… Bakım yağları da var tabi Mesela The Ordinary’nin Rosehip ve Squalene içerikli iki ürünü var. Eğer ileride bunlar denersem bu blogda, bu başlık altında yer veririm güzeller.
Pançak pançak ışıldadığınız günleriniz olsun, esen kalın!
-The Ordinary Laktik Asit %10 + HA 30ml
-The Ordinary Niacinamidine %10 + Zinc %1 30ml
-Cerave Nemlendirici Losyon 236ml
-La Roche Posay Affeclar Temizleme Jeli 400ml
-Ziaja Manuka Ağacı Özlü Tonik 200ml
O günden beri bir gün Niacinamidine + Hyalüronik Asit, diğer gün Laktik Asit + Hyalüronik Asit kombinasyonu yapıyorum. (Niacinamidine ve Laktik asit KESİNLİKLE aynı günde kullanılmıyor.)
İlk gün, Laktik Asit’in kullanımı konusunda arkadaşlarımla şüpheye düştük. Ürünü aldığım hesap bana ‘kuru cildine 4-5 damla uygula, 10 dakika bekleyip durula’ demişti. Ki okuduğum Süslü Sözlük yorumları da böyleydi hep. Hiç durulamayan görmedim. Sonra bir iş arkadaşım da almak istediğini söyledi, bana Trendyol linki attı ürünü teyit etmek için. Ben de bakmışken yorumları okuyayım dedim, ama o da ne… HİÇ KİMSE UYGULAMADAN SONRA YÜZÜNÜ YIKAMIYORDU?! Çok nadiren 20-30 dakika bekleten vardı, yatıp sabahına durulayan vardı… AMAN TANRIM YÜZÜNÜZÜ YAKACAKSINIZ çığlıklarım az daha dile gelip, vücut bulup ekranın öte yanındaki muhatabını tokatlayacak kıvamına gelmişti… Meğerse (Tabi ki Usagi’den bahsederken onun en sık kullandığı ve kafamda onunla özdeşleşen lafını kullanacaktım) o da durulamadan kullanıyormuş… Benim fahri dermatoloğum bu hareketi ile kafamda soru işaretleri oluşturdu ve gidince şişenin içini-dışını-altını üstünü okudum, yetmedi resmi olarak satıldığı Deciem’in soru-cevap kısmına baktım ve aydınlandım…
''Do I wash Lactic Acid off?’’
''No, you apply to dry skin directly after cleansing and follow with your other products.''
BENİM KIRMIZI PEELINGLERE ALIŞKIN ASİT BAĞIMLISI CİLDİM BU KURŞUNU YER MİYDİ????
Sevgili Sbl’nin kimyasal bağımlılığıma atıf yaptığı şekliyle ‘’Kızım senin bir adım öten Walter White’’. İçimdeki karadenizli müteahhit o saniyeden itibaren kontrolü eline aldı ve tabi ki bu kadar çok para verdiğim üründen daha çok verim almak için durulamamam yönünde salık verdi... Kendisini bıraksan sinekten yağ çıkarır, bu tarz fenalıklarda tam bir kanaat önderi... Neyse. Cilt bakımı özellikle de doğru ürünlerle yapıldığında kesinlikle bağımlılığa dönüşüyor. İçkimiz kumarımız mı var sanki, n’olmuş asit bağımlısı olmuşsak… (Cebimdeki son kuruşu da bir cilt bakım ürününe yatırıp böbreğimi satışa koyduğumda dudaklarımdan dökülecek cümleyi duydunuz…)
Valla baktım, millet tonik monik diyor (koskoca direct acide toner diyen saygısızlar utanır mı bilmem) ben de yıkamadım hiç. Yüzümü önce La Roche Posay temizleyicimle temizledim, kuruladım, avuç içime 4-5 damla döküp iki avuç içime çok da yedirmeden yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Bir beş dakika oyalandım, sonra Hyalüronik asitimi uyguladım. Kuru cildime uyguladığım için (asiti durulamak istemediğim için) kremden önce 2 tur tonik fıslattım. Toniğim de Ziaja’nın Manuka ağaçlı olanı. (Sonradan birkaç Türk Cilt bakımı hesabına baktım da, temiz içeriğiyle 50 tl altı tonikler içerisinde en iyilerden biri olarak anılmış. Ben sadece şişenin kafamda yarattığı temizlik hissine aldanarak almıştım.) Koyu yeşil bir şişede satılıyor, sprey şeklinde olduğu için uygulaması kolay. Zaten tonikleri aslında esas nemlendirmeden önce nemlendirme basamağı olarak kullanmak gerekmiş. Bu tabi başka bir uzun hikaye, belki başka yazıda. Neyse, Hyalüronik asit bunu öyle bir emiyor ki yüzünüzde ıslaklık kalmıyor zaten. Normalde sıksam yüzümden şıpır şıpır damlar oysa. Son aşamada da nemlendiriciyi sürdünüz mü, pamuk gibi cildinize merhaba diyebilirsiniz. Cildiniz hassassa laktik asitin %5’lik versiyonu var, yeni başlayanlara tavsiye edileni bu. Bir de aşırı soymamak adına gün aşırı değil de, 2-3 günde bir yapılabilir. Temizleyeceğiz diye cilt bariyerinizi aşındırmayın sonra, cildinizin tepkilerini izleyerek sürdürün rutininizi.
Niacinamidine’e gelince, bunu Hyalüronik asitten sonra uygulamak lazımmış. Yıkama jeli ile yıkayıp, yüzüm nemliyken Hyalüronik asitimi uyguluyorum. O suyu güzelce cildime hapsediyor, yine de yetinmeyip iki tur tonik fıslatmayı ihmal etmiyorum çünkü güzel kokuyor ve ferah bir his veriyor :D Onu da emiyor, birkaç dakika oyalandıktan sonra avucuma aynı Laktik asitte uyguladığım yöntemle birkaç damla Niacinamidine uyguluyorum. Yine birkaç dakika oyalanıp, kremimi sürüyorum ve finito!
Gözlemlediğim etkilerden bahsedeyim biraz da. Yüzümde iyileşmeyen sivilce izlerim vardı iki tane, sıkalı 10 günü de geçmişti ama zaten geç iyileşiyordu. 26 ocakta aldığım gün uyguladım, bir de 28 ocakta ama akşam. O gün işteyken çektiğim bir fotoğrafta oldukça soluk görünüyordu, ikinci uygulamadan kısa bir süre sonra da yok oldu. Zaten hemşire arkadaşım Diloş da lateks eldivenden yara olan ellerine Niacinamidine damlattığını ve hemen iyileştirdiğini söylemişti, o yüzden şaşırmadım hiç. Vaatleri de sivilce oluşumun engellemek, gözenekleri küçültmek, yağ dengesi sağlamak ve onarmaydı dediğini de yapıyor ürün. Laktik asit ise daha haftasında cilt tonumu adam akıllı eşitledi, ayrıca peeling etkisi de var zaten pürüzsüz ve rengi neredeyse eşit bir cildim var şu an. (Nazar Boncuğu emojisi) Bıyık bölgem hep pürüzlü ve gözenekli olduğu için, bıyıklarımı almak benim için çok zordu. Tüyleri göremiyordum. Şu an o pürüzler yok, gözeneklerim de adam akıllı görünmez olduğu için rahatım. Büyük gözeneklerim bile (burnun yanlarındaki yanak bölgesi) makyajda delik deşik görünmüyor mesela. Makyaj bazı olmadığı halde, belirsiz hafif bir görünümdeler. En önemli uyarı, güneş kremsiz dışarı çıkmayın!
La Roche Posay Affeclar temizleyiciyi de yorumlayacağım demiştim. Sabah akşam, yarım pompa yeterli. En az 1 dakika yıkamak lazım, bu esnada musluğunuzu açık bırakıp suyu boşa akıtmayın yeterli. (Kamu spotu) İnanılmaz köpürüyor zaten. Makyajdan sonra kirpiklerde hep bir kalıntı kalır da, göz altına bulaşır ya hani… O kalıntı artık akmıyor, bulaşmıyor. Garnier’in çift fazlı sarı micellarından kalıyor yani, siz düşünün. Bundan önce Ziaja’nın Manukalı temizleyicisini kullanıyordum, o çıkaramıyordu mesela. Yine de temizlik ve yumuşaklık hissi iyiydi, bok atamam şimdi. Ama makyajsız yüzde daha etkili olur bence, ya da sorunsuz bir cildiniz varsa fiyat performans açısından oldukça iyi. Ben de o yüzden duşa girdiğimde kullanıp şişede kalan ufak miktarı da bitireceğim. Zaten La Roche 400 ml, bana baya bir süre yetecektir.
Tabi ben bu arada durmadım, sağlam bir nemlendirici arayışına da girdim. Simple’ın nemlendiricisini kullanıyordum, su bazlı oldukça hafif ve güzel nem veren bir krem. Ancak neredeyse son 2 yıldır kullanıyorum, fiyatı da giderek artıyor. (İndirimde bile 40 liraya buluyoruz da şükrediyoruz yani) Değişiklik olsun dedim, Cerave krem almaya niyet ettim… Ancak girdiğim tüm siteler indirimlerin kurbanı olmuştu, sabah sepetime attım dev boy Cerave kremim buhar olup uçmuştu… Aynı kremin büyük boy losyonu da bu kaderi paylaşmıştı… Denize düşen yılana sarılır hesabı, Cerave losyonun 236 ml olan ufak boyunu kaptım… BU ŞEY BİR HARİKA A DOSTLAR! Losyon olduğu için emilimi kolay, su bazlı, ayrıca gözenek tıkamıyor, kokusuz, misler gibi bir losyon. Yüze de vücuda da uygulamaya uygun. İçinde hyalüronik asit (nam-ı diğer nem mıknatısı) ve bazı seramidler var. (Bunlar da cildi onarıyor) Ben bayıldım, kolay emildiği için makyajımı da hemen yapabiliyorum ve makyaj cildime ikinci bir deri gibi oturuyor. Velhasılı indirim kovalayıp uygun zamanlarda alınır ya da stoklanırsa baya bereketli bir ürün olacağa benzer… Kafanızda şu soru oluşmuş olmalı, çünkü ben de bu ikilemde kalmıştım. Krem mi losyon mu? Görls, yorumlardan okuduğum kadarıyla krem olanı çorak topraklar kadar kuru ciltlere daha uygunmuş, ya da kışın ekstra nem isteyenlerin favorisiymiş. Ama yağ bazlı değil, fazla nem göz çıkarmaz dediğim için bunu alıp da ufak miktarlarla uzun süre kullanabilirim diye düşünmüştüm. Losyonu ise daha yağlı ciltlere ve yağlıya dönük karmalara önermişler, kuru ciltler için biraz yetersiz kalabilir. Ya da 2-3 pompayı aşama aşama yedirerek uygulamak gerekebilir.
Şu sıralar arayışım ise güzel bir C vitamini, BHA içerikli herhangi bir şey, Retinol içerikli bir ürün ve güzel bir güneş kremi. Bunları da keşfettiğimde cilt bakım rutinim tam anlamıyla oturmuş olacak sanırım. Tabi aralarda değişiklik isteğime yenik düşüp farklı nemlendirici, temizleyici jel ve tonik alabilirim. Merak ettiğim markalar arasında Cerave ve Bioderma temizleyiciler var. Ayrıca La Roche Posay ve Bioderma’nın mezar boy nemlendiricilerini de çok merak ediyorum. Çift fazlı temizliğe de aşırı merak saldım, yağ bazlı bir temizleyiciye hayır demem… Bakım yağları da var tabi Mesela The Ordinary’nin Rosehip ve Squalene içerikli iki ürünü var. Eğer ileride bunlar denersem bu blogda, bu başlık altında yer veririm güzeller.
Pançak pançak ışıldadığınız günleriniz olsun, esen kalın!














Yorumlar
Yorum Gönder