Kitap Çetelesi #4 : Kitaplarla 2022

Selamlar!

Her ayın nabzını (ya da kendi nabzımı mı demeliydim?) tuttuğum yazı dizim 'Eye Of The Teddy'i okuyorsanız, bu yazıda bahsedeceğim kitapları bilirsiniz. Yok okumuyorsanız, bu yıl okuduğum tüm kitaplardan bahsedeceğim bir yazıyı okumak üzeresiniz. Keyifli okumalar.

Bu yıl da kendime, 2020'de olduğu gibi 20 kitap hedefi koymuştum. Kendi yaşam standartlarımı ve ayırabileceğim süreyi göz önüne alınca realistik bir hedef. 2021'de böyle bir şey yapmadığım için bomboş bir yıl geçirmiştim. Neyse ki yılı 30 kitap ve 6,4 bin sayfa ile görece verimli tamamladım :D 2023 için ise 23 kitap hedefi koymayı düşünüyorum :D Okuduğum kitapların listesi şu şekilde ;

Yılanı Öldürseler - Yaşar Kemal
Tek Kanatlı Bir Kuş - Yaşar Kemal
Albaya Mektup Yok - Gabriel Garcia Marquez
Çakırcalı Efe - Yaşar Kemal
Son Tanıklar - Svetlana Aleksiyeviç
Genç Werther'in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe
Ortadirek - Yaşar Kemal
Yer Demir Gök Bakır - Yaşar Kemal
Altıncı Koğuş - Anton Çehov
Mecburiyet -Stefan Zweig
Ölmez Otu - Yaşar Kemal
Çernobil Duası - Svetlana Aleksiyeviç
Palto - Nikolay Gogol
Zeytindağı - Falih Rıfkı Atay
Öğrenci Kız - Osamu Dazai
Tarih ve Ütopya - Emil Michel Cioran
İnsanlığımı Yitirirken - Osamu Dazai
Şeytan'ın Çırağı - Shiro Hamao
İkinci El Zaman - Svetlana Aleksiyeviç
Doğmuş Olmanın Sakıncası Üzerine - Emil Michel Cioran
Yaban Kazı - Ogai Mori
İnce Memed 1 - Yaşar Kemal
İnce Memed 2 - Yaşar Kemal
Küllerin Günü - Jean Cristophe Grange
Labirentindeki General - Gabriel Garcia Marquez
Hagakure : Saklı Yapraklar - Tsunetomo Yamamoto
Coşkuyla Ölmek - Şule Gürbüz
İvan İlyiç'in Ölümü - Lev Nikolayeviç Tolstoy
Yabancı - Albert Camus
Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf

Her ne kadar bazı yazarların milliyeti ve yaşadıkları ülkeden dolayı eser verdikleri dil farklı olsa da, istatistiksel olarak sınıflandırmaya çalışacağım; Türk Edebiyatı'ndan 10 kitap, Japon Edebiyatı'ndan 5 Kitap, Kolombiya Edebiyatı'ndan 2 Kitap, Romanya Edebiyatı'ndan 2 Kitap, Belarus Edebiyatı'ndan 3 Kitap, Rus Edebiyatı'ndan 3 Kitap, Fransız Edebiyatı'ndan 2 Kitap, Alman Edebiyatından 1 Kitap, Avusturya Edebiyatından 1 kitap ve İngiliz Edebiyatından 1 kitap şeklinde. Mesela Cioran Fransız dilinde eser verdiği halde neden Romanya Edebiyatına dahil ettim, ya da Stefan Zweig Almanca Eser verdiği halde neden Avusturya Edebiyatı diye belirttim bilmiyorum. Ya da Svetlana Aleksiyeviç'in kitapları Rusça, ama Rus Edebiyatına dahil edesim gelmedi. Neyse, bu yapay sınıflandırmaları bir kenara bırakalım, kitaplar hakkında ufak tefek birkaç yorum yapayım.

Yaşar Kemal'in 'Dağın Öte Yüzü' üçlemesi (Ortadirek-Yer Demir Gök Bakır-Ölmez Otu) beni en çok yoran kitaplar oldu. Boğdu boğdu duvarlara çaldı beni kitap. Her zamanki gibi küçük bir Anadolu köyünde geçiyor hikaye; bir aile, bir köy üzerinden işlenen yokluk-cahillik-göç konuları beni aşırı yordu okurken. Bir sürü şey oluyor, ama hiçbir şey olmuyor. Çok büyük Yaşar Kemal hayranı değilseniz, çelik gibi sinirleriniz yoksa asla tavsiye etmem.

İnce Memed serisini zaten ortaokul-lise dönemlerimde okumuştum, ve çok etkilenmiştim. O yüzden kişisel kütüphanemin bir parçası olsun istedim, aldım. Üçüncü ciltte yarım bıraktım, çünkü tıpkı yazın kuruyan dereler gibi akışkanlığını yitirdi biraz burda. Hevesimi toplayıp, yeniden başlayacağım yeni yılda. Ama sanırım okuduklarım içinde en sevdiğim kitabı Çakırcalı Efe oldu.

Japon edebiyatına merak saldım, güzel kapakların çekiciliğine yenilip birkaç Japon klasiği aldım. Her ne kadar dizi-film-müzik-anime-manga aracılığıyla kültürlerine aşina olsam da, ne Japon tarihi hakkında bilgim var ne de edebiyatlarına dair bir fikrim. Okunması kolay, güzel tespitler de çıkıyor, ancak kafa yapıları olarak bana hala çok fazla ters gelen şeyler var. O yüzden çok çok bayılarak okudu diyemem. İçlerinde en kayda değer olan, tüm sertliğine ve şiddetine rağmen ''Hagakure : Saklı Yapraklar'' oldu. Neden sert diyecek olursanız, yazarının bir samuray olduğu bilgisi bile fikir verecektir diye düşünüyorum :D

Svetlana Aleksiyeviç'in kitap serisine daha önce blogumuzda yer vermiştik zaten. İnsanların anılarına dayandığı için hepsi de akıcı, yakın tarihe dair merakınız varsa okumalısınız. Okurken insan hayatının bu kadar ucuz, bu kadar kolay harcanan şeyler olmasına üzülüyorsunuz. Ama bizim de içinde yaşadığımız toplum böyle, ne yazık ki bu kabullenilmiş bir gerçeklik.

Küllerin Günü müthişti, bu yıl okuduğum tek polisiye gerilim kitabıydı. Aksiyon, özgünlük, kurgu, adrenalin... Grange geri dönmüş cidden! Zaten çok uzun bir kitap değil, Grange severler ve eski Grange kitaplarını özleyenler muhakkak okumalı.

Beni en çok üzen kitaplar ise Zeytindağı, Palto ve Albaya Mektup Yok oldu. Zeytindağı, zaten kendi tarihimizin iç acıtan detayları ile dolu. Daha da kötüsü, aradan geçen yüz yılda hala aynı yerde olmamız. Palto... Zavallı Akakiy Akakiyeviç... Her birimiz 21.yüzyılın Akakiy Akakiyeviç'leri değil miyiz zaten? Ve albay... Beklediği mektup hiç gelmeyen... Bu üç kitabın da ortak yönü yozlaşmış, yıkımın eşiğindeki toplumların dürüst fertlerinin yaşadıkları acılar.

Sizler bu yıl neler okudunuz? Umarım hedeflerinizi gerçekleştirdiğiniz ve güzel şeyler okuduğunuz bir yıl olmuştur.

Yorumlar

Bunları Okumuş Muydun?