Eye Of The Teddy : Nisan Edition
Selamlar Dostiklerim!
Bir ayın daha sonuna gelirken, neler yaptığıma da kısaca bir göz atma vakti. Evet, kısaca diyorum, çünkü bu ay tembellikten ve keyif yapmaktan ciddi şeyler yapmaya fırsatım olmadı. Eh, ramazan da cabası. Olanlarla geçiştirelim madem.
Neler okudum? Müjdemi isterim dostlar, Yaşar Kemal’in beni dumurlara gark eden ‘Dağın Öte Yüzü’ üçlemesinin son kitabı olan ‘Ölmez Otu’nu bitirdim. Bu şaşırtıcı şekilde diğerlerine nazaran daha akıcıydı. Belki kesitler halinde olması, belki tüm karakterleri işlemesi ve akıbetlerine yer vermesi sebebiyle kolayca okudum bilmiyorum. Tatmin eden şeyler de oldu, merakta bırakanlar da. Neyse, büyük bir Yaşar Kemal hayranı değilseniz okumanız gerekmiyor bence. Ya da çelik gibi sinirleriniz varsa, Türk Edebiyatı olsun taştan olsun diyorsanız okuyun. Onu bitirince Svetlana Aleksiyeviç’in ‘Çernobil Duası’ kitabına başladım, ancak yıllık izinde tembellik yapmaktan bitiremedim kitabı. Mayıs ayında izlenimlerimi yazarım.
Neler İzledim? Animelere ara vermiştim, bu ay animelere susadığımı fark ettim ve harika bir anime izledim. Daha sonra uzunca bir yazıyla hislerimi anlatacağım ama kısaca değinmem gerekirse; Haikyuu gibi beni içine alacak, rekabet ve dostluğun iç içe işlendiği bir spor-lise konulu anime açlığımı ziyadesiyle doyurdu diyebilirim. Tahmin edenler olmuştur belki, Kuroko no Basket’ten bahsediyorum. Hatta bir devam filmi de vardı Last Game diye, film olarak da onu izledim siz düşünün. Bir de sevimli bir shoujo izledim, Sono Bisque Doll wa Koi wo Suru isminde. İzlediğim son anime de Thermae Romae Novae. Bence ilginç bir konusu vardı. Roma döneminde yaşayan bir hamam mimarının, kendini bir şekilde zaman yolculuğu yaparken bulur ve Japonya’nın çeşitli yerlerindeki hamamlarda öğrendiği şeyleri döndüğünde Roma Hamamlarında uygular. Zaman ve kültür farklılığı, Japonların hamam kültürüne verdiği önemi görmek keyifle izlememi sağladı. Bölüm sonlarında da eserin yaratıcısının Japonya’nın çeşitli yerlerindeki hamamları ziyaret edişine yer verilmiş, güzel bir detaydı bence. Eserin nasıl yaratıldığını izleyiciye geçirmek ve kendi kültürlerinin reklamını yapmaları açısından güzeldi.
Neler aldım? Yine kitap değil ama, bir ton cilt bakımı alışverişi yaptım. En kısa sürede detaylı bir yazı gelmesini gerektirecek kadar şey birikti. Unutmadan yazmak lazım :)
Benim Nisan ayım bu şekildeydi, sizler nasıl değerlendirdiniz bu ayı?
Neler okudum? Müjdemi isterim dostlar, Yaşar Kemal’in beni dumurlara gark eden ‘Dağın Öte Yüzü’ üçlemesinin son kitabı olan ‘Ölmez Otu’nu bitirdim. Bu şaşırtıcı şekilde diğerlerine nazaran daha akıcıydı. Belki kesitler halinde olması, belki tüm karakterleri işlemesi ve akıbetlerine yer vermesi sebebiyle kolayca okudum bilmiyorum. Tatmin eden şeyler de oldu, merakta bırakanlar da. Neyse, büyük bir Yaşar Kemal hayranı değilseniz okumanız gerekmiyor bence. Ya da çelik gibi sinirleriniz varsa, Türk Edebiyatı olsun taştan olsun diyorsanız okuyun. Onu bitirince Svetlana Aleksiyeviç’in ‘Çernobil Duası’ kitabına başladım, ancak yıllık izinde tembellik yapmaktan bitiremedim kitabı. Mayıs ayında izlenimlerimi yazarım.
Neler İzledim? Animelere ara vermiştim, bu ay animelere susadığımı fark ettim ve harika bir anime izledim. Daha sonra uzunca bir yazıyla hislerimi anlatacağım ama kısaca değinmem gerekirse; Haikyuu gibi beni içine alacak, rekabet ve dostluğun iç içe işlendiği bir spor-lise konulu anime açlığımı ziyadesiyle doyurdu diyebilirim. Tahmin edenler olmuştur belki, Kuroko no Basket’ten bahsediyorum. Hatta bir devam filmi de vardı Last Game diye, film olarak da onu izledim siz düşünün. Bir de sevimli bir shoujo izledim, Sono Bisque Doll wa Koi wo Suru isminde. İzlediğim son anime de Thermae Romae Novae. Bence ilginç bir konusu vardı. Roma döneminde yaşayan bir hamam mimarının, kendini bir şekilde zaman yolculuğu yaparken bulur ve Japonya’nın çeşitli yerlerindeki hamamlarda öğrendiği şeyleri döndüğünde Roma Hamamlarında uygular. Zaman ve kültür farklılığı, Japonların hamam kültürüne verdiği önemi görmek keyifle izlememi sağladı. Bölüm sonlarında da eserin yaratıcısının Japonya’nın çeşitli yerlerindeki hamamları ziyaret edişine yer verilmiş, güzel bir detaydı bence. Eserin nasıl yaratıldığını izleyiciye geçirmek ve kendi kültürlerinin reklamını yapmaları açısından güzeldi.
Neler aldım? Yine kitap değil ama, bir ton cilt bakımı alışverişi yaptım. En kısa sürede detaylı bir yazı gelmesini gerektirecek kadar şey birikti. Unutmadan yazmak lazım :)
Benim Nisan ayım bu şekildeydi, sizler nasıl değerlendirdiniz bu ayı?






Yorumlar
Yorum Gönder