Eye Of The Teddy : Ekim Edition
Ekim ayının son gününden herkese selamlaaaaaar!
Ufak bir değişiklik fark ettiniz mi blogda? Yıldönümü ayımız ekim olduğu için hem renk, hem tema değişikliği yaptık biraz. Bu arada havalar da iyiden iyiye soğudu, yine soğuk bir kış bizi bekliyor gibi. Neyse ki düşündüğümden daha güneşli bir ay oldu Ekim. Güneş olsun da, üşümeye çare bulunur kanaatindeyim ben. Kan değerlerinize baktırıp, demirinizin doğru aralıkta olduğuna emin olduktan sonra elbette. Hayatımın bir döneminde '0.9' demir değeri ile dolaşmışlığım olmuştu. Evet doğru okudunuz, ilk bakışta uç numarası gibi duran, 1'den küçük olan o sayı :D Kan değil, vişne suyu dolaşıyormuş damarlarımda. Ellerimi yıkadıktan sonra ısınması saatler sürerdi, zaten genel olarak buz gibiydim ve asla ısınamıyordum. Hikmet demir takviyesinde ve demir alabileceğiniz besinleri tüketmekteymiş. Tavsiye ederim, kendinize işkence etmeyi bırakıp bir kan testi verin.
Neyse, bu kadar hastane havası solutmak yeter :D Gelelim bu ay neler yaptığıma... Neler okudum? ARKADAŞLAR ÇOK UTANIYORUM BUNU SÖYLEMEYE AMA BEN BU AYI DA KİTAP YÜZÜ AÇMADAN BİTİRDİM... Vallahi yazıklar olsun bana, ama kitap okuma saatim işlerimin yoğunluğundan dolayı gasp edildi. Şu an elimde Grange'ın son kitaplarından biri ''Küllerin Günü'' var. Her Grange kitabında yaptığım gibi ilk sayfalarda bi siftiniyorum, sonra öyle bir nokta geliyor ki tuvalete girerken bile yanımda götüresim geliyor kitabı. Bunda da öyle olacağına eminim. Bitirmek Kasım ayına nasip olacak, detaylı görüşlerimi o zaman yazacağım.
Neler İzledim? Vikingleri sürüncemede bıraktım... Hala 4.sezondayım... Film falan da izlemedim... Anime desen hak getire... Bu klasmanda da sınıfta kaldım, sıradaki...
Neler aldım? Bu ay bir iki makyaj ürünü aldım. Daha önceden kullandığım Isana makyaj temizleme yağı hariç bir şey almadım... Kitap da hakeza... Daha kötü olamaz dedikçe birbirinden boş aylar mı geçiriyorum nedir?
Bir iki sosyal etkinliğim de oldu tabi ki. Yıldız Tilbe konserine gittim! Bunu çok uzun zamandır istiyordum ama fırsat bulamamıştım. Tek kelimeyle harikaydı. Çevremde birbirine dayayıp duran ergen çiftlerin varlığı da olmasa maksimum verim alırdım konserden. Gripin şarkılarını çok dinlerdim ama konserine denk gelmemiştim hiç. Harika bir sahne ve canlı performans sundular. Teoman konseri için çok heyecanlı değildim, açıkçası 2019'da gittiğim konseri daha iyiydi. Eşlik edilen Teoman şarkıları, topluluğun yaş ortalamasını ele veriyordu zaten. Efsane şarkılarını bilmeyip, 'Tabiatım böyle' gibi tırt bir şarkısına eşlik edenler açık ve net bir şekilde... Neyse.
Sonra hasta düştüm, neyse ki imdadıma ortadoğu ve balkanların en seksi ebesi biricik ekürim koştu da, müthiş hafif atlattım. İlk kez serum taktırdım hayatımda, ve ilk defa da damar yolu açtırdım. Pammık gibi elleriyle, hiç hissettirmeden damar yolu açtı bana iki gözümün çiçeği. Normalde kan verdiğimde bile morluk kalırdı, iğne yeri bile belli olmadı sonrasında :D Efendime söyleyeyim, serumuma bir vitamin kokteyli yaptı, böyle sarı sarı, fiçuuuuuv! Zıpçık ve dipçik gibi oldum valla. Elleri dert görmesin *galpgalpgalp* Kendisiyle bir de Cumhuriyet Bayramında deyt eyledik. Önce Uygur Restoranına gittik, Konya'da Uygur Restoranı olması nerden baksanız ilginç olay. Tabi aç gittiğimiz için gözümüz döndü, saldırdık yemeklere. Uygur Etliekmeği ve Su Mantısı favorilerim oldu. Tabi mantı'yı yoğurtsuz ve yağsız yemek biraz garipti ama... Bir sonraki gidişimizde de farklı şeyleri denemek niyetindeyim. Günün ilerleyen saatlerinde de 'Etlekmeği' Tiride banmak suretiyle Cumhuriyetimizin 99.yılını kutladık... Cidden öyle bir yemişiz ki, ertesi gün öğlen hafif bir açlık hissedebildim. Vallahi şehre kıran gibi girdik, bir aylık istihkakı gömdük :D Ama pişman değilim, aklım hala yiyemediklerimde...
Ekim ayım böyleydi, siz neler yaptınız?
Neyse, bu kadar hastane havası solutmak yeter :D Gelelim bu ay neler yaptığıma... Neler okudum? ARKADAŞLAR ÇOK UTANIYORUM BUNU SÖYLEMEYE AMA BEN BU AYI DA KİTAP YÜZÜ AÇMADAN BİTİRDİM... Vallahi yazıklar olsun bana, ama kitap okuma saatim işlerimin yoğunluğundan dolayı gasp edildi. Şu an elimde Grange'ın son kitaplarından biri ''Küllerin Günü'' var. Her Grange kitabında yaptığım gibi ilk sayfalarda bi siftiniyorum, sonra öyle bir nokta geliyor ki tuvalete girerken bile yanımda götüresim geliyor kitabı. Bunda da öyle olacağına eminim. Bitirmek Kasım ayına nasip olacak, detaylı görüşlerimi o zaman yazacağım.
Neler İzledim? Vikingleri sürüncemede bıraktım... Hala 4.sezondayım... Film falan da izlemedim... Anime desen hak getire... Bu klasmanda da sınıfta kaldım, sıradaki...
Neler aldım? Bu ay bir iki makyaj ürünü aldım. Daha önceden kullandığım Isana makyaj temizleme yağı hariç bir şey almadım... Kitap da hakeza... Daha kötü olamaz dedikçe birbirinden boş aylar mı geçiriyorum nedir?
Bir iki sosyal etkinliğim de oldu tabi ki. Yıldız Tilbe konserine gittim! Bunu çok uzun zamandır istiyordum ama fırsat bulamamıştım. Tek kelimeyle harikaydı. Çevremde birbirine dayayıp duran ergen çiftlerin varlığı da olmasa maksimum verim alırdım konserden. Gripin şarkılarını çok dinlerdim ama konserine denk gelmemiştim hiç. Harika bir sahne ve canlı performans sundular. Teoman konseri için çok heyecanlı değildim, açıkçası 2019'da gittiğim konseri daha iyiydi. Eşlik edilen Teoman şarkıları, topluluğun yaş ortalamasını ele veriyordu zaten. Efsane şarkılarını bilmeyip, 'Tabiatım böyle' gibi tırt bir şarkısına eşlik edenler açık ve net bir şekilde... Neyse.
Sonra hasta düştüm, neyse ki imdadıma ortadoğu ve balkanların en seksi ebesi biricik ekürim koştu da, müthiş hafif atlattım. İlk kez serum taktırdım hayatımda, ve ilk defa da damar yolu açtırdım. Pammık gibi elleriyle, hiç hissettirmeden damar yolu açtı bana iki gözümün çiçeği. Normalde kan verdiğimde bile morluk kalırdı, iğne yeri bile belli olmadı sonrasında :D Efendime söyleyeyim, serumuma bir vitamin kokteyli yaptı, böyle sarı sarı, fiçuuuuuv! Zıpçık ve dipçik gibi oldum valla. Elleri dert görmesin *galpgalpgalp* Kendisiyle bir de Cumhuriyet Bayramında deyt eyledik. Önce Uygur Restoranına gittik, Konya'da Uygur Restoranı olması nerden baksanız ilginç olay. Tabi aç gittiğimiz için gözümüz döndü, saldırdık yemeklere. Uygur Etliekmeği ve Su Mantısı favorilerim oldu. Tabi mantı'yı yoğurtsuz ve yağsız yemek biraz garipti ama... Bir sonraki gidişimizde de farklı şeyleri denemek niyetindeyim. Günün ilerleyen saatlerinde de 'Etlekmeği' Tiride banmak suretiyle Cumhuriyetimizin 99.yılını kutladık... Cidden öyle bir yemişiz ki, ertesi gün öğlen hafif bir açlık hissedebildim. Vallahi şehre kıran gibi girdik, bir aylık istihkakı gömdük :D Ama pişman değilim, aklım hala yiyemediklerimde...
Ekim ayım böyleydi, siz neler yaptınız?






Yorumlar
Yorum Gönder